<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://ermenekhaber.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ermenekhaber.wordpress.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Dec 2011 23:36:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='ermenekhaber.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title></title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://ermenekhaber.wordpress.com/osd.xml" title="" />
	<atom:link rel='hub' href='http://ermenekhaber.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>KAZANMIŞTIK</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2011/06/03/kazanmistik/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2011/06/03/kazanmistik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 23:37:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[ŞİRİNCE - ŞİİRCE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=409</guid>
		<description><![CDATA[ Anılardan (Hikaye 1)     Bir yaz günü Konya’da tramvaydan inip Mevlana’ya doğru uzanan caddeye bir kaç adım atmıştım. Kalabalığın içinde hocam sesiyle bir genç elime sarıldı. Şaşkınlıkla ve irkilerek elimi geri çektim. Bir an yüzüne baktım, tanımıyordum. Tanıyamadım dedim. Hocam ben Beşir * dedi. Kucakladım. Hatırlamıştım. Üniversiteyi bitirmiş, bir fabrikada çalışıyormuş.     Bir gün okulun [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=409&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Anılardan (Hikaye 1)</p>
<p>    Bir yaz günü Konya’da tramvaydan inip Mevlana’ya doğru uzanan caddeye bir kaç adım atmıştım. Kalabalığın içinde hocam sesiyle bir genç elime sarıldı. Şaşkınlıkla ve irkilerek elimi geri çektim. Bir an yüzüne baktım, tanımıyordum. Tanıyamadım dedim. Hocam ben Beşir * dedi. Kucakladım. Hatırlamıştım. Üniversiteyi bitirmiş, bir fabrikada çalışıyormuş.</p>
<p>    Bir gün okulun hizmet aracının şoförü elinde bir zarfla odama geldi. “Bu zarfı arabanın içine atmışlar, kötü şeyler yazıyor. Bilginiz olsun diye size getirdim dedi.” Zarfı aldım, okudum. Gerçekten kötü şeyler yazıyordu. Okulun öğretmenlerine ve idarecilerine küfür, tehdit vb. Hezeyan doluydu. İçinde bulunduğu durumun sorumlusu olarak bizleri görüyordu. Altına adını da yazmış. Beşir …….. Tanımıyordum. Müdür yardımcılarını çağırdım. Onlara sordum. Kim bu çocuk dedim. Anlattılar. Az önce buralardaydı, sınıfta kaldı okulu bıraktı, aslında beklemeli öğrenci, çalışsa iki dersi var birini verse sınıfı en azından sorumlu geçer, seneye okulu bitirir dediler. Hikâyesini anlattılar.</p>
<p>     Okula yeni atandığım günlerde benden önce başlayan bir süreç sonucunda üç gün okuldan uzaklaştırma cezası verilmiş. Cezayı tebliğ edip uygulamak bize düşmüş. Bunun sonucunda morali bozulmuş, o yüzden sınıfta kalmış. Köyüne dönmüş, bir yıl köyde kalmış, ben sınava gireceğim demiş gelmiş. Arkadaşlara sordum nerdedir bu çocuk, bulabilir misiniz?   Bulsak da kaçar ama bir öğrenci evinde kalıyor. Akşama doğru orada bulabiliriz. Bulunca size haber veririz dediler.</p>
<p>    Mayıs sonları Haziran başları idi. Mesai bitti evdeydim. Arkadaşlar geldiler Beşir’i bulduk şu anda kaldığı öğrenci evinde yatıyor, uyanır, haberi olursa kaçar dediler. Hemen gidelim dedim. İkindi vaktiydi. Vardık, izbe bir yer, bir sünger yatak üzerinde yüzükoyun yatmış uyuyor. Hava sıcak üzerinde atlet var. Uyandırdılar 18,19 yaşlarında bir delikanlı. Gözlerini ovuşturdu, bizleri görünce şaşırdı, utandı, biraz da ürktü. Nasılsın Beşir? Dedim. Sustu, cevap vermedi başını öne eğdi. Bu mektubu sen mi yazdın dedim. Evet dedi. (Nedenini sormadım. Zaten mektubun içinde anlatıyordu kininin öfkesinin nedenlerini. İki yıl önce verilen cezayı haksız buluyor her şeyin nedeni olarak görüyordu.)  Dedim ki; okumak istiyor musun? Kısık bir sesle istiyorum da …..sustu. Her şeye boş vermiş, kendine güveni yok, zayıf dersleri başarabileceğine ümidi yok. Bir müddet boş gözlerle baktı etrafa. Biraz da bizlerden korkuyordu. Seninle bir pazarlık yapmaya geldim. Önümüzde iki seçenek var. Ya ben bu mektubu götürüp savcıya vereceğim, cezai ehliyete haizsin, muhtemelen gözaltına alınacaksın, belki de ceza evine gideceksin; ya da bana söz vereceksin, delikanlı gibi, bekleme ve sorumluluk sınavına 15 gün var, çalışacaksın, zayıf olan o dersleri kurtaracaksın, okulu bitireceksin. Anlayamadığın konuları öğretmenlerine soracaksın, ben öğretmenlerinle konuşacağım, evlerine git, sana yardımcı olurlar, seni ders çalıştırırlar. Eğer bana söz verirsen okuyacağına, iyi bir öğrenci olacağına dair, o zaman bu mektubu hemen şimdi burada yırtacağım dedim. Tamam hocam, söz veriyorum, okuyacağım dedi. Bak, delikanlı sözü ha! Burada bu öğretmenlerin huzurunda dedim. Tamam, hocam delikanlı sözü dedi. Mektubu yırttım. Beşir’in yüzü değişti, üzerinden bir dağ kalktı, rahatladı. Hemen şimdi çalışmaya başlıyorsun, bir sıkıntın olduğunda bana geliyorsun dedim, kucakladım, arkadaşlarla ayrıldık.</p>
<p>    Beşir sözünü tuttu. Hem  üniversiteyi de okuyarak… Kazanmıştık…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Öğrencinin ismi değiştirilerek anlatılmıştır.</p>
<br />Filed under: <a href='http://ermenekhaber.wordpress.com/category/sirince-siirce/'>ŞİRİNCE - ŞİİRCE</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/409/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/409/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/409/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/409/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/409/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/409/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/409/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/409/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/409/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/409/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/409/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/409/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/409/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/409/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=409&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2011/06/03/kazanmistik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yukarı Çağlar Antik Su Kanalları Turizme Kazandırılmayı Bekliyor</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/12/yukari-caglar-antik-su-kanallari-turizme-kazandirilmayi-bekliyor/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/12/yukari-caglar-antik-su-kanallari-turizme-kazandirilmayi-bekliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 17:57:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[OPTİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/12/yukari-caglar-antik-su-kanallari-turizme-kazandirilmayi-bekliyor/</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili okurlar. Yukarı Çağlar Antik Su Kanallarını Ermenek Ortak Forumuna taşıyan başta öğretmen Durmuş Ali Özbek ve bu konuya katkılarda bulunan mühendis Mehmet Aktürk’e teşekkürlerimi iletirim. Her hemşerimden yörelerimizle ilgi kümelerini okuyucuya sunmasını bekliyorum. Benimde bekleme hakkım varsa bekliyorum. 2002 Ağustos’ta  Atlas Dergisinin buralarla ilgili çalışmaları vardı. 2008 in 10 veya 11.aylarında da  görür gibi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=406&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Sevgili okurlar. </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span> </span>Yukarı Çağlar Antik Su Kanallarını Ermenek Ortak Forumuna taşıyan başta öğretmen Durmuş Ali Özbek ve bu konuya katkılarda bulunan mühendis Mehmet Aktürk’e teşekkürlerimi iletirim.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Her hemşerimden yörelerimizle ilgi kümelerini okuyucuya sunmasını bekliyorum. Benimde bekleme hakkım varsa bekliyorum. </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>2002 Ağustos’ta  Atlas Dergisinin buralarla ilgili çalışmaları vardı. 2008 in 10 veya 11.aylarında da  görür gibi oldum ama bende tam ilgilenemedim bu tür tanıtım çalışmalarına.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Hepimizin bu tür yerlerimizi tanıtmaya katkımız olsa turizmden gelir beklemek mümkün tabiî ki. </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Yörelerimizde birçok kavim yaşamış,  her birinin ayak izi bizlere gelir kaynağı demektir aslında.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Bizlerde bir ucundan tutarsak iyi olur. </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Yukarı Çağlar Antik Su Kanlarlının üst mercilerce fark edilip bir an önce dünyaya tanıtılmasında büyük yarar olacağı kanısındayım. Bu konu her ilgiliye ayrıca teşekkür eder, sağlık afiyet dilerim. </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Hulusi Soydal / Antalya</strong></p>
<br />Posted in OPTİK  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/406/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/406/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/406/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/406/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/406/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/406/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/406/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/406/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/406/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/406/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/406/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/406/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/406/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/406/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=406&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/12/yukari-caglar-antik-su-kanallari-turizme-kazandirilmayi-bekliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Güneyyurt Resmine Bakmak</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/12/guneyyurt-resmine-bakmak/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/12/guneyyurt-resmine-bakmak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 17:39:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[OPTİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=402</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili hemşerilerim. Acaba deyip, taaccüp ederek bende temaşa ile Güneyyurt resimlerini seyre daldım. Resmin altındaki güzel bilgiler bana diyor ki; “Gidip gezmezsen, nasıl göreceksin bu güzellikleri? Çeşmelerde eğilip su içmezsen, nerden bileceksin şişeye girip  bölgeye kazanç getireceğini? Hem de lezzetini, minerallerini kimlerle paylaşacağını, hele o eskiden çıtlığını, sakızının kokusunu içine çektiğin MENENGİÇ ağacının şekil değiştirdiğini? [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=402&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgili hemşerilerim.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Acaba deyip, <em>taaccüp</em> ederek bende temaşa ile Güneyyurt resimlerini seyre daldım.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Resmin altındaki güzel bilgiler bana diyor ki; “Gidip gezmezsen, nasıl göreceksin bu güzellikleri? </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Çeşmelerde eğilip su içmezsen, nerden bileceksin şişeye girip  bölgeye kazanç getireceğini?</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>Hem de lezzetini, minerallerini kimlerle paylaşacağını, hele o eskiden çıtlığını, sakızının kokusunu içine çektiğin MENENGİÇ ağacının şekil değiştirdiğini? Meyveler vermeye hamile olduğunu nerden bileceksin? <span> </span>Kendime bunları tüm sordum. </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>İnşallah gidip gezmeyi, güzellikleri içime sindirmeyi Allah nasip eder, deyip teselliye dalıyorum. </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong>İçinde yaşayanları kıskanmadan kutluyorum. Hizmet verenlere de saygılar sunuyorum.</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong><span> </span><br />
Hulusi Soydal / Antalya</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;"><strong><em>taaccüp</em>: Şaşma, hayret etme.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<br />Posted in OPTİK  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/402/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/402/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/402/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/402/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/402/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/402/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/402/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/402/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/402/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/402/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/402/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/402/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/402/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/402/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=402&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/12/guneyyurt-resmine-bakmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>1876 Askeri Darbesinden 27 Nisan E-Muhtırasına: İçsel Ve Dışsal Nedenler</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/03/1876-askeri-darbesinden-27-nisan-e-muhtirasina-icsel-ve-dissal-nedenler/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/03/1876-askeri-darbesinden-27-nisan-e-muhtirasina-icsel-ve-dissal-nedenler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2009 22:13:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÇIKIŞ YOLU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=397</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde canlı olarak yaşanan siyasete müdahale süreçlerini gerçekçi bir şekilde anlayabilmek için cumhuriyet öncesinde bu boyutta ne olup bittiğine bakmakta yarar vardır. Osmanlı’da köklü değişim ve yenilik arayışları, 18.yy sonlarında, III. Selim (1789-1807) zamanında başlamıştır. III.Selim’in ardından II.Mahmut, (1808-1839) döneminde hızlanan batılılaşma hareketleri de yeni bürokratik-askeri anlayışı beraberinde getirmiştir. II.Mahmut’un bu çerçevede yaptığı en önemli [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=397&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]&gt;  Normal 0 21   false false false        MicrosoftInternetExplorer4  &lt;![endif]--><!--[if gte mso 9]&gt;   &lt;![endif]--></p>
<p><strong><em><span style="font-family:Verdana;">Günümüzde canlı olarak yaşanan siyasete müdahale süreçlerini gerçekçi bir şekilde anlayabilmek için cumhuriyet öncesinde<span> </span>bu boyutta ne olup bittiğine bakmakta yarar vardır. Osmanlı’da köklü değişim ve yenilik arayışları, 18.yy sonlarında, III. Selim (1789-1807) zamanında başlamıştır. III.Selim’in ardından II.Mahmut, (1808-1839) döneminde hızlanan batılılaşma hareketleri de yeni bürokratik-askeri anlayışı beraberinde getirmiştir. II.Mahmut’un bu çerçevede yaptığı en önemli icraatlardan birisi, 1324 yılında kurulan ve 1658 yılından itibaren<span> </span>önemini kaybeden ve bir ayaklanma yuvası haline gelen yeniçeri ocağını<span> </span>kaldırmak olmuştur.Çünkü sürekli ayaklanan Yeniçeriler istemedikleri padişahları ve devlet adamlarını indiriyor, hatta öldürüyorlardı. II. Mahmud ilmiye sınıfından ve halktan aldığı güçle yeniçeri ocağının kaldırıldığını 1826 yılında bir fermanla duyurdu. Yerine ise, &#8220;Asakir-i Mansure-i Muhammediye&#8221;, yani Allah’ın izniyle muzaffer olacak Muhammed’in ordusu! anlamına gelen yeni bir ordu kurdu.Yeniçeri ocağının kaldırılması aslında asker, bürokrasi ve ilmiye sınıfı arasında derin kırılmaların başlangını oluşturuyordu.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span><span> </span>Modern ordumuzun, donanmamızın ve kurumlarımızın kurucusu İkinci Sultan Mahmud, yeniçerileri<span> </span>ortadan kaldırmasındaki temel hedeflerinden birisi, askeri sınıfın siyasi ve<span> </span>politik arenadan ilgisini kesmekti.Bu çerçevede, illerin ve eyaletlerin yönetimi asker sınıfından alınarak, asker sınıfına iki veya üç mareşal ile bakanlar kurulunda temsil edilme hakkı verildi.II.Mahmut’un bütün bu<span> </span>çabalarının altında yatan yegane saik askeri sınıfı kendi olağan işleyiş mecrasına çekmekti. Fakat bu hususta tam anlamıyla başarılı olunamadıki 1876 yılında yaşanan üzücü olay meydana geldi. Konuyu biraz daha açacak olursak II.Mahmut’un oğlu Sultan Abdülaziz döneminde, </span></em></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;">ülkede meşruti yönetimin gelmesini isteyenlerin yarattığı bir özgürlük havası vardı. Bu<span> </span>özgürlük havasının getirdiği sosyolojik kamuoyu, Abdülaziz&#8217;in tahttan indirilmesi konusunda ciddi bir<span> </span>ortam oluşturdu. Mithat Paşa&#8217;nın kışkırtmaları sonucu üniversite öğrencileri 10 Mayıs 1876 tarihinde bir protesto yürüyüşü düzenlediler. Bundan bir süre sonra, 30 Mayıs 1876 salı günü sabaha doğru saray, Hüseyin Avni Paşa komutasındaki askerlerce basılarak Sultan Abdülaziz tahttan indirilmiştir. <span style="color:black;">Yapılan bu darbe ülkeye hiç hayır getirmemiştir. Çünkü ülkedeki yaşanan yönetim istikrarsızlığı nedeniyle, Osmanlı Devleti Rusya ile savaşa girerek çok büyük ülkeler kaybetmiştir.</span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span><span> </span>Önceden bu tarafa yaşanan asker-sivil gerginliği, ittihat ve terakkinin sosyal ve siyasal alanda güçlenmesiyle daha belirgin hale gelmiştir. II .Abdülhamit’in olayların merkezinde olması hasebiyle de içinden çıkılamaz bir hale doğru gitmiştir. Esasen mülkiye-harbiye ve tıbbiye gibi batılılaşma tarihimizdeki önemli kurumların temelinin atıldığı bir dönem olan II.Abdülhamit döneminde önceleri genç Osmanlılar (Mithat paşa, Namık kemal,Şinasi) adı verilen, daha çok aristokrat sınıfa mensup şahsiyetlerin, daha sonraları ise, orta ve orta altı sınıfa mensup şahsiyetlerin öncülüğünü yaptığı genç Türkler hareketi, iktidar kavgasını tırmandırmıştır. 1876 yılında göreve gelen II.Abdülhamit, II.Mahmut gibi geçmişte yaşanan olayların tekrarının yaşanmaması için<span> </span>askeri kendi görev alanına çekmeye çalışmıştır. Fakat askerin doğrudan politika ile ilişkisini kesmede tam anlamıyla muvaffak olduğu söylenemez. II.Abdülhamit’in askeri kendi görev alanına çekmeye çalışması tersine bir cerayan oluşturmuştur.19.yüzyılın sonu ve 20.yy başında Abdülhamite karşı giriştiği mücadeleyi kazanan Jon-Türk hareketi çok geçmeden ikiye bölünmüştür. Bu gruplardan sertlik yanlısı, türk milliyetçisi, kollevitist, merkeziyetçi, dışa kapanmacı, Almanlarla işbirliğinden yana, türk olmayan unsurlarla karşı görüşleriyle öne çıkan ittihat ve terakki grubu,<span> </span>diğer yanda Prens Sabatttinin öncülüğünü yaptığı ademi-merkeziyetçi (yerinden yönetimci) bireyci hür teşebbüsten yana, anglo-sakson fikir ve düşüncelerden etkilenen hurriyet ve itilaf grubudur. Bu kavgadan ittihat ve terakki grubu galip çıkmış,<span> </span>fikir ve eylemleriyle dönemine damgasını vurmuştur.İttihat ve Terakki Cemiyeti, Enver, Cemal ve Talat Paşaların koordinasyonu ve direktifinde hem doğrudan duruma göre aleni olmayan yöntemlerle yönettiği ve müdahil olduğu olaylar sonucunda 1908’deki askeri bir ayaklanmayla II.Meşrutiyeti ilan etmiştir.II.Meşrutiyetten sonra<span> </span>siyasi ve sosyal olaylarda derin kırlmaların olduğu, bu sosyal ve kültürel olayların neden ve sonucu cumhuriyet dönemi askeri-sivil bürokrasiye<span> </span>kötü emsal teşkil ediyordu. İttihat ve terakki 1909 yılında 31 mart vakası ve 1913 yılında babı-ali baskınıyla mevcut yönetime karşı askerî müdahale yaparak kendi konumunu güçlendirmiştir.<span> </span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span>29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyetin kurulmasından 1960 yılına kadar askeri darbe veya muhtıraların olmadığı bir döneme girilmiştir. 1923-1960 yıllarını<span> </span>kendine özgü<span> </span>bir dönem olarak ele almakta yarar vardır. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi ve askeri karizması ve bundan neşet bulan tek adamlığı, darbe veya benzeri teşebbüsleri kendiliğinden bıçak gibi kesmiştir. Atatürk’ün asker kökenli olması bu durumun oluşmasına elbette büyük katlı sağlamıştır. Atatürk’ün Mareşal Fevzi ÇAKMAK gibi uyumlu bir Genel Kurmay başkanı ile çalışması bu dönemde askeri darbelerin yapılamaması veya teşebbüs edilememesinde en büyük etken olmuştur. Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu dönemde komutanları ya asker olmaya ya da siyasetçi olmaya davet etmiştir. İkisinin bir arada olamayacağını ısrarla her ortamda vurgulamıştır. </span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">1946 yılında serbest seçimlerin yapılmasıyla ve çok partili hayata geçildikten on yıl sonra malesef modern dönem darbe geleneği başlamıştır. Bu olaya gereken toplumsal ve siyasi tepkinin verilememesi nedeniyle de<span> </span>ortalama her on yılda bir tekrarlanacak kötü bir gelenek başlamış olup 1876 yıllarına binevi geri dönülmüştür. Bu kötü geleneğin ilki 27 mayıs 1960’ta gerçekleşen Cumhuriyet dönemi darbesi olarak nitelenen başka bir ifadeyle, askerin siyasete acımasız müdahalesidir. Daha sonra bu süreç, 12 mart 1971 askeri muhtırası ve 12 eylül 1980 askeri darbesi ile devam edegelmiştir. 28 şubat 1997’de klasik anlamda darbe yapılmamakla birlikte, MGK bildirisi ve ardından gelen bir dizi eylemle seçilmiş hükümet istifaya zorlanmış, yerine getirilen hükümet, toplum vicdanında olumlu yankı bulmayan bir dizi uygulamalar yapmıştır. Post-modern darbe adıyla tarihe geçen 28 şubat müdahalesinin sosyal ekonomik ve siyasi sonuçları aslında klasik darbelerden daha etkili olmuştur. Çünkü gelecek onbeş yılın siyasi rotasını şaranpole doğru itmiştir. Bu post-modern darbenin ardından askerin siyasete en son müdahale girişimi, 27 nisan 2007’de cumhurbaşkanlığı seçim turlarının başladığı günün akşamı, Genel Kurmay Web sitesinde E-bildiri niteliğinde yayımlanan sosyal ve siyasi sonuçları<span> </span>on yıl sonra gerçekleşecek olan sanal aparetli ve postallı askeri muhtıradır.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span><span> </span>Bugün Türkiyede irtica, laiklik, batılılaşma, dinin toplumsal hayattaki yeri, askerin siyasetteki ağırlığı ve devletin ekonomi ve siyasetteki rolü ile ilgili tartışmalar yeni tartışmalar olmayıp geçmişte yapılan tartışmalarının bir uzantısı niteliğindedir. İronik olan durum II.Abdülhamit’e karşı hurriyet isteyen, “istibdata karşı” “özgürlük” arayışında olan bir hareketin, iktidarı ele geçirdikten ve sarayı devre dışı bıraktıktan sonra izlediği politikaların Abdülhamit dönemine göre daha bir baskı, sindirme, höşgörüsüzlük, komitacılık ve hukuksuzluk dönemi yaşatmış olmasıdır.İttihat ve terakki Pan-islamizme karşı türk milliyetçiliğini öne çıkaran, baskıcı, etnik milliyetçi, azınlık düşmanı, merkeziyetçi, devletçi ve Almanya yanlısı özellikleriyle öne çıkmıştır.1912 yılında Balkan savaşı, 1913 yılında bab-ı ali baskını,1914 yılında<span> </span>1.dünya savaşı<span> </span>1915 yılında ermeni tehciri ve onu izleyen olaylar, 1918 Mondros, 1920 sevr gibi, imparatorluğu hem içeride hemde dışırıda bitiren olayların tümü ittihat ve terakkinin bütün dizginleri elinde tuttuğu bir dönemde yaşanmıştır. Bu çerçevede 1908-1918’e kadar imparatorluk Balkanlar, Kafkaslar, Kuzey Afrika ve hicazı kaybetmiştir. Almanların yanında aceleci bir şekilde<span> </span>Osmanlıyı I.dünya savaşına sokan İttihat ve Terakki, Türk illerini esaretten kurtarmayı hedefleyen turancı bir macera perestliği, her bakımdan Osmanlıya bedeli çok ağır olmuştur. Savaşın kaybedilmesi ve imparatorluğun dağılmasıyla ittihat ve terakki çözülmüş, ancak önce mudafai hukuk, ardından cumhuriyet döneminde 1.mecliste birinci grup önemli ölçüde ittihat ve terakki kadroları tarafından teşkil edilmişti. İttihat ve terakkinin fikir ve düşüncelerinin bir kısmının<span> </span>daha sonra cumhuriyet halk fırkası ve diğer partiler kanalıyla bugünlere kadar geldiğini söylemek çok abartılı bir durum olmaz.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span><span> </span>Yönetim Bilimci Metin HEPER’in Bürokrasi ve Siyaset İlişkileri isimli kitabında vurguladığı gibi, Cumhuriyet asker, bürokrasi ve eşraf üçlüsü sayacağı üzerine inşa edilmiştir. İttihat ve terakkinin etkisiyle girişilen nüfus mübadelesi ve bunu tamamlayan politikaların sonucunda yeni savaş zenginleri oluşmuştur. Aslında bu zenginler,<span> </span>devlet eliyle yaratılan yeni burjuvazi sınıfından başka bir şey değildi. Bunların çıkarları doğal olarak dış dünyaya ve rekabete kapalı, rant dağıtımına dayalı, devletçi, korumacı, baskıcı bir ekonomik ve siyasi yapıyı beraberinde getirmiştir.Bu monopol ticari anlayış doğal olarak,<span> </span>cumhuriyet halk fırkasını desteklemiştir. 1946 yılında yapılan serbest seçimle de tek parti ağırlığını korumuş olsa da siyasette monopol yapıdan oligopal yapıya geçilmiştir.1950 yılında Demokrat Partinin tek başına iktidara gelmesiyle siyasetteki monopol yapının kırılmasıyla,<span> </span>Türkiye uluslar arası ekonomik ve sosyal ilişkiler bağlamında dışa açılmaya başlamıştır. İçeride de nüfus köyden kente doğru hareketlenip, kente yerleşen bu insanlar yeni dünya ile entegrasyon sürecine girmiştir. </span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">1980 yılından<span> </span>itibaren dünyada teknolojinin gelişmesiyle<span> </span>küreselleşme denen olgu hızlanmıştır.Bu aşamalardan sonra<span> </span>demokrasi, piyasa ve kısmen de olsa insan haklarının önünün açılmasıyla, ekonominin de<span> </span>gelişmesi sonucu, bu eksende dindar-muhafazakar burjuvanın önü açılmıştır. Köyden kente gelen bu kültürel dokudaki insanlar,<span> </span>1950’lerde Demokrat Partinin bünyesinde vücut bulmuş,<span> </span>1980’lerde Anavatan Partsi, 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi gibi siyasi partilerde kendi siyasi şekillenmesini yapmıştır. 2002 yılındaki yapılan genel seçimde Adalet ve Kalkınma Partisi<span> </span>bünyesinde kendini gösteren bu<span> </span>kitle, ekonomik düzen ve sosyal<span> </span>sistemden pay isteyerek, bizde bu pastanın ortağıyız lafzını dillendirmesiyle gerek ekonomik gerekse siyasi-sosyal olarak yerleşik sistemin müdavimlerini veya patronlarını rahatsız ettiği bir gerçektir. Bu kavganın temelinde yatan asıl gerçek, siyasetin araç olarak kullanılarak sahip olunmak istenen güç ve ekonomik iktidar kavgasıdır.Kavganın sahipleri, mücadelelerini meşru bir zemine oturtmak için,<span> </span>irtica, laiklik, gericilik, başörtüsü, özgürlük, dindarlık ve demokrasinin tehdit altında olması gibi kisvelerle<span> </span>meramlarını dile getirmektedir. Karşılıklı olarak birbirinden beslenen partilerin<span> </span>veya<span> </span>aktif siyasetin dışında yer alan ve bu çatışmadan rahatsız olan üçüncü grup ise, muhtıra ve darbe söylemleriyle bu eksende kendilerini olağan meşru bir zemine çekmeye çalışmışlardır.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">Ülkemizdeki askeri darbe ve benzeri eylemler, sadece iç dinamiklerle elbette açıklanamaz.Bu eylemlerin dış nedenleri mevcuttur. Cumhuriyet dönemindeki askeri darbelerin yalnızca içsel nedenlerle açıklanması resmin bütününü tam olarak görmemek anlamına gelir.27 Mayıs 1960 askeri darbesinin içsel nedenlerini kısaca şu şekilde ifade etmek mümkündür.En başta gelen neden, tek parti iktidarının veya siyasetteki monopolleşmenin sona erip, Cumhuriyet Halk Partisinin<span> </span>iktidarı kaybetmesidir. Askerlerin iktidar denkleminde ikinci plana düşmesi, eşraf kökenli bürokratların sisteme egemen olması ve ezanın Türkçe okunmaya başlanması ve iktidar-bürokrasi seçkinlerinin iktidarı halkla paylaşmak zorunda kalmalarından duyduğu rahatsızlık olarak sıralanabilir. Darbenin dışsal nedeni ise, Türkiye’nin batı yörüngesinden daha dar anlamda Amerikan güdümünden çıkma olasılığının gün geçtikçe kendini hissettiriyor olmasıdır.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">12 Mart 1971 muhtırasının içsel nedenleri ise; başta<span> </span>yükselen anarşi ve terördür. Bu duruma bağlı olarak kominist gençlik hareketlerinin kontrolden çıkma eğiliminin başgöstermesidir. Aynı dönemde ise dış dünya devletlerinde 1945’ten bu tarafa sürdürülen Bretton-Woods sisteminin dünyada ve Türkiye’de<span> </span>yok olmaya doğru gitmekte oluşudur. Bu dönemde Avrupa ve Japonya’nın<span> </span>kendini toparlaması, altına endeksli dolar ile<span> </span>dolara endeksli ulusal para sistemi<span> </span>ABD’den altın çıkışını hızlandırmakta ve ABD ekonomisini zor durumda bırakmakmış olmasıdır. 12 mart muhtırası, Türkiye’nin kominizme sürüklenme tehlikesinin yükseldiği bir<span> </span>konjonktürde gerçekleşmiştir.Yaşanan bu süreç yani 12 mart, ülkenin kominist tehlikeye karşı koruma bahanesiyle Türkiyenin yeniden kontrol altına alınması hareketi<span> </span>olarak değerlendirilebilir.Zaten yaşanan bu olayların akabinde 12 Martta orduda büyük çaplı tasfiye hareketinin olduğu da bir gerçektir.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span><span> </span>12 eylül 1980 darbesinin<span> </span>içsel nedenlerini de şu şekilde dile getirmekte yarar vardır. Başta irtica, anarşi ve terörün azmış olmasıdır. Bu meyanda yeni cumhurbaşkanının bir türlü seçilememesi, ülkenin bir iç savaşın eşiğine gelmiş olması diğer etkenler arasında sayılabilir. Fakat darbe öncesi akan kanın darbe sonrası hemen ortadan kalkmasının nedenlerini o günün koşalları gereği siyasal ve sosyolojik anlamda tartışılamamıştır.Devlet Başkanı Kenan EVREN’in “darbe için şartların olgunlaşmasını“ bekledik, şeklindeki, açıklaması ve askerler anarşiyi önlemek için hangi yetkiyi istediler de vermedik” şeklindeki çıkışları<span> </span>birlikte ele alındığında<span> </span>darbe sürecinin önceden planlandığını akla getirmektedir. 1982 darbesinin dışsal nedenlerini anlamak içinde o yıllarda yaşanan<span> </span>dünya konjonktürüne göz atmak gerekir. İran’da şahlık<span> </span>devrimi yıkılmıştır. Bu bağlamda ABD orta doğudaki en güvenilir ve işbirliği yababilecek dostunu kaybetmiştir. Bu dönemde Afganistan Rusya tarafından işgal edilmiştir. Özellikle ABD, İran rejiminin yayılmasını istememekte ve başka bölgelerde de iktidara gelmesini istememektedir.Yaşanan bu durum, ABD açısından büyük bir endişe kaynağıydı. Bu çerçevede Türkiye’nin kontrol altında tutulması gerekiyordu. Türkiye’nin bir süredir engel olduğu Yunanistan’ın Nato’nun askeri kanadına dönüşünün sağlanması da gerekiyordu. Kenan EVREN ve komitacıların veya<span> </span>darbeci gererallerin ilk yaptığı işlerden birisi, Yunanistan’ın natoya dönüşünü hiçbir taviz almaksızın kabul etmek olmuştur.Soğuk savaş döneminde bazı nato ülkelerinde ABD’nin finansmanıyla kurulan kontro gerilla(glaudio) örgütlenmesinin Türkiye ayağının(özel harp dairesi) 12 eylüle ve darbe sürecine giden günlerde toplumsal infilal uyandıran ve darbeye gerekçe teşkil eden olaylarda etkin rol oynamış olması kuvvetle muhtemel olduğudur.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span>Soğuk savaş biter bitmez İtalya, ispanya ve Belçika gibi nato ülkerinde tasfiye edilen örgüt Türkiye’de ne yazıkki tam anlamıyla tasfiye edilememiştir. Türkiye bunun bedelini 28 şubat ve 27 nisan da ağır bir şekilde ödemiştir. 28 şubat 1997 yılındaki post modern darbenin içsel gerekçesi, irticaya karşı mücadeledir.İçsel nedenlerin gerekçelerinin çoğunun düzmece, uydurma, içerden hazırlanan tuzaklardır. Başka bir deyişle Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı olayları, aczmendilerin ellerinde asa ve başlarında sarıkla boy göstermeleri belirli merkezlerin tezgahladığı olaylar olduğu, günümüzde yaşanan olaylara bakılınca daha da net görülmektedir.<span> </span>Diğer bir nedende, askerin ayrıcalıklı konumunu korumanın yanı sıra yükselen Anadolu burjuvazisine engel olmak, muhafazakar dindar kesimlerin iktidardan pay almak istemeleri, Sayın Erbakan Hükümetinin Milli duruşu sayılabilir.Dışsal nedenler ise; soğuk savaş sonrasında batının islamı yeni düşman olarak halkına ve devletini yönetenlere ilan etmesi; Cezayirde islami akımların<span> </span>iktidara yürümelerinden sonra gelişen olaylar ve bu bağlamda Türkiye’nin<span> </span>kendileri açısından kontrolden çıkmasının engenmsesi olarakta düşünülebilir.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span>Yukarıda çizilen çerçeveden bakıldığında 27 nisan 2007 tarihinde yapılan e-muhtıranın sürecinin açıklanması da bu çerçevede zor değildir.Bu aslında bir asırdır süren bir ikitidar kavgasının 21.yüzyılın başındaki görüntüsüdür.Sürecin aktörleri şunlardır: CHP’nin akresif tutumundan kaynaklı olarak siyasetin sosyolojini tam anlamıyla anlayamamış olmaları, bir kısım komutanların<span> </span>askeri darbeye davet eder tavrı ve Anayasa Mahkemesinin üstü kapalı tehdit edilmesidir. Siyasi partiler açısından ise, tehditlere göğüs geremeyip TBMM’ye gitmemek şeklindeki tavrıyla Anap-DYP‘nin siyasi hatalarıdır.Bunlradan belkide en önemlisi, Anayasa Mahkemesinin 367 kararı siyasal süreci tersine işletmeye başlamış olmasıdır.</span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span>Nihai olarak ülkemizde yaşanan darbeler sadece günümüzün konusu değildir. 1876 yılından başlayıp, 27 nisan 2007 tarihli e-muhtırasına kadar devam edegelmiştir. Türkiye’de Osmanlı’nın son döneminde alevlenip Cumhuriyete taşınan iktidar ve ayrıcalık kavgasının Rumeli-Anadolu çekişmesi, merkez çevre çatışması, seküler burjuvasi-dindar burjuvasi gibi temel argümanları vardır. Belkide en önemlisi ittihat ve terakkicilerin iktidar<span> </span>kavgalarını sivil -askeri bürokrasinin içine kadar derç etmiş olmalarıdır. Yani 31 Mart vakasından beri süre gelen sistem içinde belirleyici ve ayrıcalıklı konumunu sürdürme kavgası da olayın önemli bir boyutunu oluşturmaktadır.Olayın dış ayağında da belirleyici faktörler ise,<span> </span>dünya güçler dengesinin hegemonik gücü veya güçleri tarafından Türkiye’nin yörüngede veya kontrol altında tutulması çabası olduğu söylenebilir.Eğer her şeyin kendi mecrasında akmasını ve siyasetin olağan şekilde işlemesini arzu ediyorsak devletteki asker-sivil görevlilerin kendi görev ve sorumluluk yörüngesinden çıkmaması gerekir.Bu aşamadan sonra yaşanan olaylar hangi kanat ve boyutta olursa olsun haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır uyarısı ışığında demokrasiden, dürüstlükten ve özgürlükten yana<span> </span>net ve cesur bir tavır sergilemek ve ortak değerler ekseninde farklı kesimlerle liberaller, muhafazakarlar, demokratlar millyetçiler<span> </span>ve<span> </span>sosyalistlerin birlik ve beraberlik ekseninde; zenginleşme, demokratikleşme, sivilleşme, güçlü ve mutlu bir Türkiye’yi inşa etme noktasında kenetlenmeleri gerekir. </span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;"><span> </span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><span style="font-family:Verdana;color:#000066;">Not:Yazı için yorum yapabilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><span style="font-family:Verdana;color:#000066;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><strong><span style="font-family:Verdana;color:red;">Ali KOPLAY<span> </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="background:white none repeat scroll 0 0;text-align:justify;"><span style="font-family:Verdana;color:#000066;"><span> </span>e-mail: </span><span style="font-family:Verdana;color:black;"><a href="mailto:koplayali@yahoo.com" target="_blank"><span style="color:#000066;">koplayali@yahoo.com</span></a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span></p>
<br />Posted in ÇIKIŞ YOLU  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/397/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/397/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/397/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/397/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/397/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/397/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/397/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/397/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/397/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/397/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/397/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/397/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/397/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/397/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=397&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/03/1876-askeri-darbesinden-27-nisan-e-muhtirasina-icsel-ve-dissal-nedenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Net&#8217;de yerinizi aldınız mı ?</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/02/netde-yerinizi-aldiniz-mi/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/02/netde-yerinizi-aldiniz-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2009 22:07:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceki yazımızda internetin yüzeysel olarak öneminden bahsetmiştik. Şimdi bu konuyu biraz daha detaylandıracağız ve internet dünyasında nasıl yer alırız bunu yine yüzeysel olarak inceleyeceğiz. Yüzeysel olarak inceleyeceğiz çünkü burada detaylara inmemiz oldukça zor ve tabiri caizse ben sadece kapıyı göstereceğim içeri girmesi gerekenler sizlersiniz. Bu arada internet dünyasına kısaca “Net” Ya da  “Web” diyeceğiz. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=394&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Daha önceki yazımızda internetin yüzeysel olarak öneminden bahsetmiştik. Şimdi bu konuyu biraz daha detaylandıracağız ve internet dünyasında nasıl yer alırız bunu yine yüzeysel olarak inceleyeceğiz.</strong></p>
<p><strong>Yüzeysel olarak inceleyeceğiz çünkü burada detaylara inmemiz oldukça zor ve tabiri caizse ben sadece kapıyı göstereceğim içeri girmesi gerekenler sizlersiniz. Bu arada internet dünyasına kısaca “Net” Ya da  “Web” diyeceğiz. Net&#8217;de ne için yer almalıyız ? Bunları kısaca :</strong></p>
<p><strong>Elimizde ki ticari bir ürünü pazarlamak,<br />
Yöremizi tanıtmak,<br />
Ortaya çıkardığımız eserleri insanlara daha kolay sunmak ve onların fikirlerini almak,<br />
İdeolojimizi insanlara anlatmak,<br />
Kamuoyu oluşturmak,<br />
İnsanlara ücretsiz hayatlarını kolaylaştıran hizmetler sunmak,<br />
Bildiklerimizi insanlarla paylaşmak,</strong></p>
<p><strong>Şeklinde örnekleyebiliriz. Tabi bu örnekleri istediğimiz kadar artırabiliriz. Dünya üzerinde yer alan milyarlarca web sitesinin kategoriler halinde düşünürseniz 1000 lerce kategori çıkar ortaya. Geçen yazımızda bahsettiğimiz Google&#8217;ın da kaynak yararlandığı dünyanın en büyük insan yapısı web sitesi içerik dizini olan DMOZ üzerinde 490.000 kategori olduğu düşünülürse insanların Neti ne kadar farklı amaçlar için kullanıldığını tahmin edebilirsiniz. <a href="http://www.dmoz.org/" target="_blank">Www.dmoz.org</a> ise bu dizinin internet adresi ulaşmak isteyenler için&#8230;</strong></p>
<p><strong>Kısaca netin kullanım amacı çok geniş, bir şeyleri duyurmanın belkide en güçlü ve hızlı yolu diyebiliriz. Şimdi gelelim netde nasıl yer alacağız bu sorunun cevabına. Eğer profesyonel bir amacınız var ise veya profesyonel bir hizmet istiyorsanız bölgenizde ki bilgisayar firmaları aracılığıyla size hizmet verecek birilerini bulabilirsiniz. Hayır ben kendim hazır site araçları kullanarak yapabilirim diyorsanız ve teknolojiye meraklıysanız size o zaman 1-2 önerim olacak. Bunlardan son zamanlarda adını net dünyasında sıkça duyduğumuz wordpress ve google hizmetlerinden ücretsiz bir şekilde yararlanabiliriz.</strong></p>
<p><strong>1- <a href="http://www.wordpress.com/" target="_blank">www.wordpress.com</a> &#8216;a giriyoruz, ekran da yer alan sign-up tuşuna basarak kayıt formuna ulaşıyoruz. Tabi bu hizmetlerden yararlanabilmemiz için ücretsiz üyelik almamız gerekiyor. Ve kayıt olduktan sonra artık yazılarımızı yazabilir, fotoğraflarımızı yayınlayabiliriz. Kısacası dünyaya ulaşabiliriz. WordPress aslında insanların elektronik günlük dedikleri blog sistemidir. Ve günümüzde net dünyasında bloglar bir hayli artmış durumda. Herkes bloglara yazıyor, diğer insanlar gelip yazılıp çizilenlerle ilgili yorumlar yapıyor ve insanlar iletişim kuruyor. Elektronik ortamda kendinizi ifade etmenin en kolay yolu bloglardır. Tabi wordpress gibi bir çok hazır blog sistemi mevcut, geniş bir görsel tasarım yelpazesi sunan wordpress şu sıralar hem google&#8217;ın hemde insanların en sevdiği sistemlerden birisi.</strong></p>
<p><strong>2- <a href="http://sites.google.com/" target="_blank">http://sites.google.com/</a> adresine girerek yine burada yer alan “sign-up” ibaresine tıklıyoruz ve karşımıza çıkan formu doldurarak ücretsiz üyelik alıyoruz. Ve daha sonra Türkçe olan arayüzden tasarımımızı yapıyoruz. Bu hizmet oldukça yeni diyebiliriz. Yakın zamanda arama motoru optimizasyonunu çok iyi desteklediği için en yoğun ilgi gören hazır web sitesi kurma aracı olacağını öngörüyorum. Bu kısımda size daha birkaç gün önce devreye giren bir hizmet olan google&#8217;ın çeviri hizmetinden bahsedeyim. Bu da yine ücretsiz bir hizmeti google&#8217;ın. <a href="http://translate.google.com/" target="_blank">http://translate.google.com/</a> adresinde yer alan hizmet ile Türkçe&#8217;ninde dahil olduğu 41 dilde çeviri yapabiliyor google. Burada elinizdeki bir yazıyı çevirebileceğiniz gibi bir web sayfasınıda otomatik olarak çevirebiliyoruz. Sadece açılan sayfada ki kutucuğa neyi çevirmek istiyorsanız onu yazıyorsunuz eğer bir web sitesini çevirmek istiyorsanız web sitesinin adını yazıyorsunuz. Tabi bu hizmet bir hayli yeni olduğu için çevirisi pek çoğumuzu il etapta tatmin etmeyecektir ama ümit vaad eden bir proje olduğu kesin.</strong></p>
<p><strong>Bu anlatmaya çalıştığım konularla ilgili en güncel taze bilgileri Google &#8216;da arayarak bulabilirsiniz. Eğer bir şey icad edilmişse muhakkak Google&#8217;da vardır, eğer Google&#8217;da yoksa henüz icad edilmemiştir desem yanlış olmaz herhalde. Bu yazımıza da burada nokta koyarken netde yer almadıysanız muhakkak en kısa sürede yer almaya bakın diyorum.</strong></p>
<p><strong>Danışmak istediğiniz herhangi bir şey olursa hiç çekinmeden mail yoluyla bana ulaşabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong><a href="mailto:antican07@hotmail.com">antican07@hotmail.com</a></strong></p>
<p><strong>Muhammet SOYDAL</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<br />Posted in 1  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/394/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/394/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/394/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/394/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/394/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/394/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/394/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/394/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/394/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/394/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/394/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/394/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/394/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/394/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=394&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/02/netde-yerinizi-aldiniz-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İYİLER   İYİSİ   BAHÇESİNDE  ÜÇ TÜRK</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/01/iyiler-iyisi-bahcesinde-uc-turk/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/01/iyiler-iyisi-bahcesinde-uc-turk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 22:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[SÖZ DÜŞÜNCE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=391</guid>
		<description><![CDATA[(Türk – Musevi Dostluğunun Derin Tarihi..) İsrail – Filistin (Gazze) kavgasının bilinmeyenleri ve muhtemel tuzakları konusunda 3 bölümden oluşan tespit ve görüşlerimi yayınlamıştım. Olayların ve nedenlerinin ayrışmaya başlamasıyla birlikte, endişelerimin daha da ötesinde sonuçlar yaşanmaya başlanmıştır. Gazze’de, tüm insanların ölüme terk edilmesi, Arap dünyasından tepki gelmemesi ve sınırdaş olan Mısır ve Ürdün’ün sınırlarını açmayarak, Gazzelileri [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=391&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:center;" align="center"><strong><span style="font-size:12pt;">(Türk – Musevi Dostluğunun Derin <span> </span>Tarihi..)</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;" align="center"><strong><span style="font-size:12pt;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:36pt;"><strong><span style="font-size:12pt;">İsrail – Filistin (Gazze)<span> </span>kavgasının bilinmeyenleri ve muhtemel tuzakları konusunda 3 bölümden oluşan tespit ve görüşlerimi yayınlamıştım. </span></strong><span style="font-size:12pt;">Olayların ve nedenlerinin ayrışmaya başlamasıyla birlikte, endişelerimin daha da ötesinde sonuçlar yaşanmaya başlanmıştır. Gazze’de, tüm insanların ölüme terk edilmesi, Arap dünyasından tepki gelmemesi ve sınırdaş olan <strong>Mısır ve Ürdün’ün sınırlarını açmayarak</strong>, Gazzelileri ölüme terk etmiş olmalarının anlaşılamaz bir durum olduğunu da tekrarlamıştım. İsrail Başbakanı’nın “ <strong>Arap liderleri bizden Hamas’ı yok etmemizi istediler</strong> “ açıklaması olaya yeni bir boyut kazandırmıştı. Yeni ortaya çıkan bir durum ise, BM ve ABD/AB ülkelerinin üzerinde anlaştığı bir çözüm tarzının, yakın gelecekte, <span> </span><strong>BM Garantisi altında bir Filistin Devleti (Mandası) kurulmasının kararlaştırıldığı ve tarafların, terör örgütleri listesinde bulunan Hamas’ı bu süreçte görmek</strong> istemedikleri ve İsrail eliyle bu örgütün ortadan kaldırılmasına karar verdikleri şeklindeydi. Yazılarımda vurguladığım “ <strong>oyun içinde oyun</strong> “ taşıyan ve geçmişi asırlara dayanan bir kavganın yeni cereyanlarına <span> </span>tanık olmaktayız. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"><span> </span>Davos toplantılarında ortaya çıkan son durumun bu günden yarına etkileri yoğun şekilde tartışılmakta olup, biz bu gelişmenin olumlu-olumsuz yönüne değinmeyeceğiz. Tartışmalı geçen toplantı sonunda, İsrail Cumhurbaşkanının, Başbakanımızı araması ve özür dileyen bir telefon görüşmesi yaparak, dostluk ve işbirliğinin devam edeceğini vurgulamış olması çok anlamlı bir harekettir. <strong>Türklerle Musevilerin (Yahudi), 6-7 asır öncelerine dayanan bir dostluk ilişkileri olduğu ve bu</strong> tarihi süreç içinde, Osmanlı ve Türklerin, Musevilere defalarca kucak açması, koruması ve kollaması nedeniyle bu dostluğun bir anda sona eremeyeceği bilinmektedir.<span> </span>Bu son durumu değerlendirirken, Türklerin İsrailliler (Museviler) nazarındaki saygınlığının anlaşılabilmesi için arşivimde bulunan bir yazımı yeniden yayınlıyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;" align="center"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;"><span> </span>Ortadoğu’nun sorunlu bölgesinde bulunan İsrail’e, Aralık 1998 ayı içinde,<span> </span>resmi bir ekip ziyareti yapmıştık. Çalışmaların dışında<span> </span>planlanan geziler için ekibimize, İstanbul Şişli doğumlu bir bayan (<strong>Bayan Bahar)</strong> rehber olarak görevlendirilmişti. Resmi koordinatörümüz emekli büyükelçi Şükran Bey’de 1948 yılında Türkiye’den göç etmiş bir İsrail vatandaşı olduğundan tüm çalışmalar ve gezilerde Türkce konuşuluyordu. Bu kişiler kendilerini bizden sayıyorlar ve bazan kendi vatandaşlarının zaaf ve hatalarını dahi bize şikayet ediyorlardı.</p>
<p class="MsoBodyText" style="text-align:justify;">
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"><span> </span>Gezi proğramında yer alan Kudüs Yahudi Soykırım Müzesi önünde durduk. Müzenin 2. Dünya Savaşı sırasında, Avrupa’nın muhtelif yerlerinde <strong>öldürülen 6 milyon Yahudi<span> </span>anısına yapıldığı anlatıldı. Müzenin ilk salonuna girdik, yarı karanlık bir loşluk</strong>, çevre tamamen kristal kaplanmış, etrafa yerleştirilen ışıklarla, bu kristallerden zincirleme yansıma yoluyla boşlukta tam <strong>6 milyon yıldızcık</strong> oluşturulmuştu. Büyük bir makaralı teyp bandına bu <strong>6 milyon Yahudi’nin , isimleri, öldürüldüğü şehir ve öldüğü zamanki yaşı kaydedilmiş, bant 24 saat hiç durmadan dönüyor</strong> <strong>ve ölenlere ait bu bilgileri anons ediyordu. Bandın bitince başa döndüğünü ve bu okumanın sonsuza kadar devam edeceğini söylüyorlardı. Biz oradayken, Zağrep’te, 10 yaşında öldürülen bir çocuk</strong> <strong>anons edildi</strong>.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"><span> </span>Müzenin diğer bölümlerine geçtik. İnsanların kafalarının kesildiği giyotinler, kopan kellelerin toplandığı torbalar, gövdelerin yakıldığı fırınlar ve daha birçok ürferti verici aygıt ve resimler sergileniyordu. Bu boğucu manzaraları geçip müzenin arka bahçesine çıktık ve rahat bir nefes aldık. Bu sırada, rehber “ <strong>işte bu bahçe, bizim minnattarlık duyduğumuz , iyilerin iyisi kişiler kabul ettiğimiz insanlar anısına düzenlenmiş bir yerdir, bu gördüğünüz 38 ağaç 2. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere yardım eden ve bazılarının hayatını kurtaran insanlar için dikilmiştir”</strong> dedi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"><span> </span>Bahçenin ortasında tek sıra halinde dikilmiş, aynı büyüklükte <strong>38 adet kauçuk</strong> benzeri, aynı cinsten ağaç vardı. Her ağacın toprak seviyesinde gövdesine madeni bir plaket takılmış, üzerine anısına ağaç dikilen kişinin adı yazıyordu. Bu plaketleri tek tek okuduk ve her milletten insanlar olduğunu gördük. <strong>Fakat,</strong> bizi ilgilendiren ve gururlandıran, ağaçlardan <strong>3 adedinin 3 Türk anısına dikilmiş ve plakalarda</strong> bu kişlerin adının yazıyor olmasıydı. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"><span> </span>Yahudilerin şükranla andıkları bu 3 Türk, savaş sırasında Paris Büyükelçisi olan ve Türk pasaportu vererek binlerce Yahudiyi ölümden kurtaran <strong>Sayın Namık Kemal YOLGA</strong>, <strong>Madrid Büyükelçisi olan ve 300 Yahudinin hayatını kurtaran Sayın Necdet KENT ve Rodos Konsolosu olan ve 1727 Yahudinin hayatını kurtaran Sayın Selahattin</strong> <strong>ÜLKÜMEN idiler</strong>. Daha sonra bu muhterem kişilere Dışişleri Bakanlığı ve İsrail Büyükelçiliği tarafından Türkiye’de plaketler verildiğini gazetelerden okudum. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"><span> </span>Bu gurur verici sahnelerden sonra, Kudüs kalesini gezdik. Kalenin son bölümlerinde duvar dibinde iki adet mezar vardı. Bu mezarların, kale savunmasında şehit düşen<span> </span><strong>Osmanlı (Türk) askerlerine ait olduğunu söylediler</strong>. Mezarlar ve çevresi çok bakımsız ve pislik içindeydi. Bu görüntü bizi çok üzdü. Durumu Büyükelçilik ve Askeri Ateşeliğe bildirdik.<span> </span>Kusüs’ün orta kesimlerinde her cemaat için etrafı yüksek duvarlarla çevrilmiş, tek giriş kapısı olan ve nöbetcisi bulunan mahalleler vardı. Bunlar, Yahudi Mah. Ermeni Mah. Rum Mah. Hiristiyan ( Ortadoks, Protestan ) Mahalleleri ve diğerleriydi. Ermeni mahallesinin girişine kadar gidebileceğimizi söylediler. İstemediğimiz halde merak edip gittik ve kapıdaki görevli ile konuştuk. Arkadaşlarım konuşurken ben etrafa baktım. Duvarda duran bir tabelada, Memlük Sultanı tarafından yayınlanmış ve Ermenilerin korunup, kollanması, bazı ayrıcalık tanınmasına ilişkin bir ferman vardı. Fakat, Ermenilere görülmemiş derecede değer veren, birçok bölgeden İstanbul ve Bursa’ya yerleştirilmelerini sağlayan, ilk defa kiliselerini kurmalarına izin veren, yayınladığı fermanlarla bunların meslekte ve yaşantıda <strong>yükselmelerini sağlayan Osmanlı Padişahları ve özellikle Fatih Sultan Mehmet ve fermanlarından hiç söz edilmiyordu</strong>. Karşı duvarda asılı olan bir haritada ise, Ağrı dağı başta olmak üzere bir kaç doğu vilayetimiz Ermenistan sınırları içinde gösteriliyordu. Daha fazla durup sinirlerimizi bozmamak için oradan ayrıldık. Tarihi gerçeklerin nasıl çirkin oyunlarla çarpıtıldığını, biraz ilerdeki iyiler iyisi Türkleri görmemezlikten geldiklerini gördük.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:36pt;"><span style="font-size:12pt;">Doğu Kudüs’te, tarihi ve dini bir özellik taşıyan Zeytin Dağına çıktık. Karşımızda Yahudi Ağlama Duvarı, İslam dini için çok önemli olan Mescid-i Aksa Camii ve Hareti Ömer Camii duruyordu. Rehberimiz, Hazreti Ömer Camiinin kubbesinin Osmanlılar zamanında altınla kaplattırıldığını, halılarının da Türklere ait olduğunu söyledi. Bir başka tarihi kent kalıntısını gezerken, hamam ve han kalıntılarının Osmanlı eserleri olduğunu gördük. Hatta, şehir dışı gezimizde, yeşillik bir alan gösterilerek, “ <strong>zengin bir Amerikalı Yahudi,<span> </span>18. Yüzyıl ortalarında, bu alanda büyük bir çiftlik arazisini Osmanlı İmparatorluğundan para ile satın almış ve bir kaç Yahudi ailesini getirip yerleştirmiş. İşte bu günki İsrail’in ilk temelleri bu yerleşimle atılmıştır. Bunlar ve benzeri nedenlerle biz Yahudilerin dünyada şükran duydukları ilk millet Türk Milletidir”</strong> dediler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoBodyTextIndent">Zeytindağı’nın doğu yamaçlarına baktığımızda, bir kıl çadır, çevresinde develer ve diğer hayvanlar, girip çıkan insanlar gördük. Rehberimiz bu çadırı göstererek, <strong>“ işte Bedevi arapların çadırı, 5 bin yıldır hiç değişmeyen yaşantı, elektrik ve diğer teknik<span> </span>medeniyet imkanlarından hiç birisi yok, ev yok, yurt yok, ilkel ve göçebe yaşantısı asırlardır aynı</strong> <strong>seviyede devam edip gidiyor</strong>” dedi. Müslümanların medeniyete ve modern yaşantıya karşı bu duyarsızlığı ve ilkellikte ısrarı bizi üzdü.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent">
<p class="MsoBodyTextIndent">Kudüs’ün iç kesimlerini dolaşıyorduk. Rehberimiz bir borda kapısına yönelerek, “<strong>gelin size bir süprizim var</strong>” dedi. Takip ederk ilerledik. Uzun koridorları geçip bir havluda durduk. Duvarlar hediyelik taşlar, işlemeler ve çinilerle kaplıydı. Rebher, Türkçe olarak ev sahibini çağırdı. Üst kattan 50 yaşlarında bir kişi indi. Bizim Türk olduğumuzu duyunca Türkçe <strong>hoşgeldiniz</strong> dedi. Karşılıklı konuşmaya başladık. Eşinin komşulara misafirliğe gittiğini söyledi. Kendisi ve eşi dahil tüm aile Türk gibi giyinir ve yaşarlarmış. Giyim kuşamları, evlerinin döşemesi de bizimkinin aynıydı. Hemen aslının nereli olduğunu sordum. Babasının Kütahya’dan Kudüse göçedip geldiğini, kendisinin Kudüs’de doğduğunu söyledi. <strong>Kudüs’te doğan birinin Türkçe konuşması, Türk gibi yaşaması, ailesinin de aynı tarzı benimsemiş olması inanılmaz</strong> bir durumdu. Bütün bunları ve çiniciliği babası öğretmiş ve sürdürülmesini vasiyet etmiş. Anadolu’da yaşayan her insanın, dünyanın neresine giderse gitsin bu topraklardan kopamadığını, sevgilerini yeni kuşaklara aktardığını çok duymuştum. Hatta, bir belgeselde, ABD Şikago şehrinde ihtiyar bir kadının Türkçe şiir okuduktan sonra “ <strong>benim kim olduğumu sorarsanız Balıkesirli Anik Bezirciyan</strong>”<span> </span>dediğini hatırladım. Bu toprakların kıymetini<span> </span>bizlerin ve gelecek<span> </span>kuşakların da bilmesi dileğiyle..</p>
<p class="MsoBodyTextIndent">
<p class="MsoBodyTextIndent">DERLEYEN<span> </span>; Av. Naci SÖZEN<span> </span>(Araştırmacı – Yazar )<span> </span>2009<span> </span>/ Ankara</p>
<br />Posted in SÖZ DÜŞÜNCE  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/391/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/391/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/391/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/391/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/391/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/391/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/391/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/391/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/391/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/391/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/391/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/391/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/391/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/391/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=391&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/02/01/iyiler-iyisi-bahcesinde-uc-turk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ASKER RESMİ</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/asker-resmi/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/asker-resmi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 17:20:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[OPTİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=388</guid>
		<description><![CDATA[Bu vatanın yiğit erleri, unutmuştum askerliği, Resimleriniz, duruşunuz fethetti gönülleri, İnsanın göğsü kabarıyor görünce yiğitleri, Kim bilir nasıl atar velilerinizin yürekleri. Hulusi Soydal / Antalya 30 Ocak 2009 /18:15:55 Posted in OPTİK<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=388&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Bu vatanın yiğit erleri, unutmuştum askerliği,<br />
Resimleriniz, duruşunuz fethetti gönülleri,<br />
İnsanın göğsü kabarıyor görünce yiğitleri,<br />
Kim bilir nasıl atar velilerinizin yürekleri.</strong></p>
<p><strong>Hulusi Soydal <span> </span>/ Antalya</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>30 Ocak 2009 /18:15:55 </strong></p>
<br />Posted in OPTİK  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/388/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/388/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/388/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/388/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/388/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/388/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/388/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/388/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/388/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/388/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/388/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/388/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/388/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/388/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=388&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/asker-resmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>UYANALIM</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/uyanalim/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/uyanalim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 17:14:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[OPTİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=384</guid>
		<description><![CDATA[Yakışan buydu  hem de yakıştı, Dinleyenler de bu işe şaştı, Perez’in eli ayağına dolaştı, Atılan mermi hedefe ulaştı , Güçlü devlet, güçlü millet , Uyanalım bizde  olmasın gaflet. Hulusi SOYDAL 30 Ocak 2009 / 09:40:29 Posted in OPTİK<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=384&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Yakışan buydu  hem de yakıştı,</strong></p>
<p><strong>Dinleyenler de bu işe şaştı,</strong></p>
<p><strong>Perez’in eli ayağına dolaştı,</strong></p>
<p><strong>Atılan mermi hedefe ulaştı ,</strong></p>
<p><strong>Güçlü devlet, güçlü millet ,</strong></p>
<p><strong>Uyanalım bizde  olmasın gaflet.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Hulusi SOYDAL</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>30 Ocak 2009 / 09:40:29</strong></p>
<br />Posted in OPTİK  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/384/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/384/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/384/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/384/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/384/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/384/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/384/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/384/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/384/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/384/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/384/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/384/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/384/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/384/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=384&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/uyanalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>HAYAL</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/hayal/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/hayal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 17:10:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[HEDEF]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=380</guid>
		<description><![CDATA[Dün herkesin önünde cereyan eden Davas’ta ki basın toplantısında sayın başbakanın koymuş olduğu tepki ve tavır üzerine bütün Türkiye vatandaşları nın şimdiye kadar olmadığı şekilde bir destek bulmuştur. Buna bütün dünya Müslümanları onurlanmış ve sevinmişlerdir. Bu gün ise gazze de yaşayan insanlar, sayın başbakanın onurlu duruşuna sevinç ve sevinç gözyaşlarıyla doğacak olan çocuklarının isimlerini; TÜRKİYE [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=380&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Dün herkesin önünde cereyan eden Davas’ta ki basın toplantısında sayın başbakanın koymuş olduğu tepki ve tavır üzerine bütün Türkiye vatandaşları nın şimdiye kadar olmadığı şekilde bir destek bulmuştur.</strong></p>
<p><strong>Buna bütün dünya Müslümanları onurlanmış ve sevinmişlerdir.</strong></p>
<p><strong>Bu gün ise gazze de yaşayan insanlar, sayın başbakanın onurlu duruşuna sevinç ve sevinç gözyaşlarıyla doğacak olan çocuklarının isimlerini; TÜRKİYE koyacaklarını ve Gazzede destek mitingi düzenleyeceklerini öğrendik.</strong></p>
<p><strong>Bilemiyorum!</strong></p>
<p><strong>Ama aklıma hemen Hatay’ın Türkiye ye ilhakı geliverdi. Nereden geldi ise bilemem.</strong></p>
<p><strong>Olabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Yoksa çok mu hayal perestim.</strong></p>
<p><strong>Çözüm olur mu?</strong></p>
<p><strong>Fazla bir şey yazmak istemiyorum.</strong></p>
<p><strong>Dedim ya benimki sadece bir hayal.</strong></p>
<p><strong>Kafam da biraz karışık ondan herhalde</strong></p>
<p><strong>Hayırlı günler de kalın. Hoşça kalın. 30.01.2009</strong></p>
<br />Posted in HEDEF  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/380/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/380/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/380/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=380&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/30/hayal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünyayı Sarsan Virüs Saldırısı !</title>
		<link>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/29/dunyayi-sarsan-virus-saldirisi/</link>
		<comments>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/29/dunyayi-sarsan-virus-saldirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2009 17:24:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ermenekhaber</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ermenekhaber.wordpress.com/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı kaleme aldığım sıralarda toplamda 20 milyon civarında bilgisayar kullanıcısını etkilemiş bir virüsle ilgili bilgi arıyordum. Bu yazıyı acele yazmamın sebebi ise git gide bu virüsün yayılıyor olması. Resmi olmayan rakamlara göre 3 gün içerisinde 6 milyon bilgisayara bulaştığı ve bir çok ülkede resmi kurumlar dahil bir çok bilgisayar kullanıcısının hayatını felç ettiği belirtiliyor. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=376&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu yazıyı kaleme aldığım sıralarda toplamda 20 milyon civarında bilgisayar kullanıcısını etkilemiş bir virüsle ilgili bilgi arıyordum. Bu yazıyı acele yazmamın sebebi ise git gide bu virüsün yayılıyor olması.</p>
<p>Resmi olmayan rakamlara göre 3 gün içerisinde 6 milyon bilgisayara bulaştığı ve bir çok ülkede resmi kurumlar dahil bir çok bilgisayar kullanıcısının hayatını felç ettiği belirtiliyor.</p>
<p>Virüs Windows kullanıcılarını tehdit ediyor ve 3 çeşit sürümü olduğu söyleniyor. Virüs &#8220;Downadup&#8221;, &#8220;Conficker&#8221; veya &#8220;Kido&#8221; isimlerine sahip. Virüs yöntem olarak bilgisayarların 445 portundan içeri girerek ve kendisine bir http sunucusu (web sunucusu) kurmakla başlıyor. Ve bu noktadan sonra ise internet üzerinden bir çok güncelleme ayna adresleri alıyor ve izinin sürülmesini bile neredeyse imkansız kılıyor. Bilgisayarınızda haftalarca sessiz sakince aktifleşeceği zamanı bekliyor ve zamanı geldiğinde ise öncelikle sabit disk bölümlerinizden (eğer sabit diskiniz birden fazla bölüme ayrılmışsa) birini kullanılmaz hale getiriyor daha sonra siz bu bölümü kurtarmaya çalışırken 2. disk bölümünüzü de kullanılmaz hale getiriyor. Esas bu virüs windowsta ekim ayında tespit edilen bir açıktan yararlanarak bilgisayarlara zarar verdiği söyleniyor.</p>
<p>Virüsün bilgisayarın normal çalışmasını etkilemediğini, ancak amacını sonradan yerine getirebilecek biçimde tasarlanmış olabileceğini kaydeden güvenlik uzmanları, virüsün internet hesap ayrıntı ve şifreleri gibi kişisel bilgileri de ele geçirebilecek şekilde tasarlanmış olabileceğini belirttiler.</p>
<p>Teşhis etmek için belirtileri :<br />
•   Eğer bilgisayarınız kendi kendine kapanıp açılıyorsa;<br />
•   Eğer Windows şifrenizi kabul etmiyorsa ve siz değiştirmediğinize eminseniz;<br />
•   Bilgisayarınız yavaşladıysa;<br />
•   Ağınızda aşırı bir yavaşlık ve gereksiz dosya aktarımı var ise;<br />
•   Ethernet (LAN) kartınızın ışıkları deli gibi yanıp sönüyorsa;</p>
<p>Veya bu saydıklarımdan herhangi biri bile var ise muhtemelen bilgisayarınızdaki virüs aktif hale gelmiştir. Bugün benim de öğleden önceki bütün vaktimi kendisine ayırmamı sağlayan virüs baya can sıkıcı durumlara yol açabiliyor.</p>
<p>Ne yapılmalı :<br />
•   Virüsün bulaştığını düşündüğünüz bilgisayarı varsa ağdan ayırın (Ethernet (LAN) kablosunu çekin ve internete çıkışını engelleyin). Ağa çok hızlı yayılabiliyor çünkü.<br />
•   445 nolu portu imkanınız varsa bloke edin. 445 kapısından sisteminize sızıyor virüs.<br />
•   Bütün önemli bilgilerinizi yedek alın, aslında listenin en başında olması gereken madde.<br />
•   Anti-virüsünüzü güncelleyin.<br />
•   Anti-virüsle tarama yaptırın.<br />
•   Windows güncellemelerinizin yapılıp yapılmadığını kontrol edin. Windows güncellemeleriniz yapılması ise yapın.<br />
•   Mümkün olduğunca kullanmadığınız zaman internet/ağ bağlantısını kapatın.</p>
<p>28.01.2009</p>
<p>Muhammet SOYDAL<br />
</strong></p>
<br />Posted in 1  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ermenekhaber.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ermenekhaber.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ermenekhaber.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ermenekhaber.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/ermenekhaber.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/ermenekhaber.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/ermenekhaber.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/ermenekhaber.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ermenekhaber.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ermenekhaber.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ermenekhaber.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ermenekhaber.wordpress.com/376/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ermenekhaber.wordpress.com/376/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ermenekhaber.wordpress.com/376/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ermenekhaber.wordpress.com&amp;blog=6016850&amp;post=376&amp;subd=ermenekhaber&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ermenekhaber.wordpress.com/2009/01/29/dunyayi-sarsan-virus-saldirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/0f5dd961490bb6c5258128c16142c821?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">ermenekhaber</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
